Godot’yu Beklerken – Kitap İncelemesi

Bu yazımızda sizlerle Samuel Beckett’in Godot’yu Beklerken isimli tiyatro eserinden bahsedeceğiz. Godot’yu Beklerken absürt tiyatronun en önemli örneklerinden bir tanesidir. Absürt tiyatro olayların başının ve sonunun olmadığı, olaylar arasında güçlü bir bağlantının olmadığı ve karakterlerin genelde zayıf ve belirsiz kişiler olduğu tiyatro türüdür. Yine bu tiyatro türünde verilmek istenen mesajın ucu açıktır(yani yoruma açık). Kitabı 124 sayfa ve tiyatro metni olmasından dolayı bir çırpıda bitirebilirsiniz. Bildiğiniz gibi tiyatro eserleri karakterler arasındaki diyaloglardan oluştuğu için kolayca okunabilmektedir. Godot’yu Beklerken 2 perdelik trajikomik bir hikâyedir. Kitabın dili oldukça sade ve komik absürt bir hikâye anlatılıyor.

Godot’yu Beklerken Samuel Beckett tarafından 1949 yılında yazılmış ve ilk kez 1953 yılında Paris’te sahnelenmiştir. İrlandalı yazar Samuel Beckett tarafından Fransızca yazılan eser, 1954 yılında yine yazar tarafından İngilizce’ye çevrilmiş ve başka ülkelerde de sahnelenmeye başlamıştır. Beckett’in bu tiyatro eseri hızlı bir şekilde klasikler arasında kendine yer bulmuştur. Godot’yu Beklerken absürt tiyatro akımının en çok bilinen eserlerinden bir tanesidir. Eser ilk çıktığında avangart yani yenilikçi, deneysel bulunsa da yıllar geçtikçe adını gelmiş geçmiş en iyi tiyatro eserleri arasına yazdırdı.

Eser son zamanlarda okuyup beğendiğim kitaplar arasında ilk 2’ye rahatlıkla girer. Karantina sürecinde özellikle kısa kitaplar okuma gibi bir alışkanlık edindim. Godot’yu Beklerken de okuduğum kısa kitaplardan birisiydi. Uzun zamandır merak ettiğim ve sosyal medyada gördüğüm bir eserdi. Özellikle tiyatro sevenlere ve absürt kitaplardan hoşlananların kesinlikle okumasını öneririm. Kitap 124 sayfa ve diyaloglardan oluştuğu için birkaç günde bitirebilirsiniz. Kitabın dili oldukça sade ve birçok yerde gülümsememi sağladı.

Godot’yu Beklerken Konusu

Kitapta 2 ana karakter olmak üzere toplamda 5 karakter vardır. Ve bu 2 karakter bir yerde Godot’yu beklemektedirler. Godot’un gelip onları kurtaracağına inanmaktadırlar. Fakat bu bekleyiş bitmez. Vladimir ve Estragon arasındaki karakter zıtlığı bazı araştırmacılar tarafından süper ego ve ıd çatışması olarak değerlendirilir. Godot kitapta kurtarıcı olarak imgelenmiş. Bu nedenle Godot hakkında net bir şey söyleyemiyoruz çünkü her insanın farklı bir kurtarıcısı vardır.

Oyunda varoluş sancıları çeken Vladimir ve Estragon adında iki ana karakter vardır. Vladimir ve Estragon’un yolları kesişir ve birbirleriyle iletişim kurmaya çalışırlar. Her gün bir ritüel hâline gelen davranışlarına yenik düşen bu ikili eylemsizliklerine yenik düşerler. Vladimir ve Estragon Godot adında ne olduğu bilinmeyen bir kişiyi veya şeyi beklemeye başlarlar. Vladimir ve Estragon belki de hiçbir zaman gelmeyecek olan Godot’u beklemeye devam ederler. Her insanın bu hayatta beklediği şeyler vardır. Kimi sevgi kimi para.. Hayatta eylemsiz bir şekilde hiçbirşey yapmadan beklemek ise Godot’yu Beklemek demektir.

Godot isminin nereden geldiği hakkında birçok söylenti vardır. Bunlardan bir tanesi Godot’un Beckett’in postacısı olduğu söyleniyor. Bir başka söylentiye göre ise Godot God(Tanrı) kelimesinden geldiği söyleniyor. Kitap oldukça imgesel bir kitap ve imgelerin ucu çok açık.Kitap yayınlandığından beri neyin neyi temsil ettiği üzerine birçok tartışma yapılmıştır. Bu durum Beckett’e sorulduğunda Beckett ben bile tam olarak neyin neyi temsil ettiğini tam olarak bilmiyorum yanıtı vermiştir.

Godot’yu Beklerken – Kitap İncelemesi” için 2 yorum

  • Mayıs 30, 2020 tarihinde, saat 3:38 pm
    Permalink

    Tiyatro türünde çok fazla kitap okumadım ama bu kitap merak ettiklerim arasında. Dilinin sade oluşu da okuma konusunda cesaretlendirdi. İnceleme için teşekkürler 🙂

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: